Spor Sahası mı, Podyum mu? Milano Cortina 2026’nın Dikkat Çeken Detayları
2026 Kış Olimpiyatları, atletik performansların ötesinde ülkelerin takım üniformalarında sergilediği görsel yarışla da gündem oluşturuyor. Dünyanın önde gelen moda merkezlerinden Milano’nun ev sahipliği üstlenmesi, bu organizasyona ayrı bir estetik boyut katarken, tasarımcılar çağdaş anlayışı kültürel köklere ustaca bağlıyor.

İtalya: Emporio Armani EA7 Dokunuşuyla Beyaz Zarafet
Organizasyonun ev sahibi İtalya, Emporio Armani’nin spor segmenti EA7 tarafından hazırlanan beyaz tonlu üniformalarla sahaya çıkıyor. 2025 yılında hayatını kaybeden moda efsanesi Giorgio Armani’nin son olimpiyat projesi olan bu koleksiyon; süt beyazı şişme mont, termal kayak ceketi ve pantolon ile büyük boy bir bomber ceketten oluşuyor. Yalın ama rafine kesimleriyle öne çıkan tasarım, ev sahibi ülkenin prestijini zarif bir şekilde gözler önüne seriyor. Armani, 2012’den bu yana İtalya Olimpiyat Takımı’nın kıyafetlerini tasarlıyordu ve bu son koleksiyon, ustanın mirası olarak ayrı bir anlam taşıyor.
Kanada: Lululemon İmzasıyla Doğa Esintili Koleksiyon
Kanada’nın Lululemon ortaklığıyla hazırladığı seri, akçaağaç yaprağı gibi ulusal sembolleri güncel tasarım anlayışıyla buluşturuyor. Koleksiyonda yer alan topografik harita detayları, doğanın ve kültürel mirasın kumaş üzerindeki izlerini taşıyor. Lululemon CEO’su Calvin McDonald, bu üçüncü olimpiyat iş birliklerinde “yenilik ve kapsayıcılığa daha derin bir odak” sağladıklarını belirterek koleksiyonu “teknik açıdan üstün bir kit” olarak tanımladı. “Akıllı katmanlama” konseptiyle tasarlanan üniformalar, sporculara hava koşullarına göre katman ekleyip çıkarma esnekliği sunuyor ve kumaşlar dört yönde esneme kapasitesine sahip.
ABD: Ralph Lauren ile Zamansız Amerikan Ruhu
ABD Olimpiyat Takımı, art arda onuncu kez Ralph Lauren’ın tasarımlarıyla sahaya çıkıyor. Yaklaşık 20 yıllık bu ortaklık, olimpiyat tarihinin en uzun soluklu moda iş birliklerinden biri olarak öne çıkıyor. Açılış seremonisi üniforması, klasik Alp stilinden ilham alan kış beyazı yün bir palto, ahşap düğme detayları, Amerikan bayrağı işlemeli intarsia yün balıkçı yaka kazak ve özenle dikilen yün pantolondan oluşuyor. Kapanış seremonisi için ise retro kayak yarışı kitlerinden esinlenen kırmızı-beyaz-mavi renk bloklu şişme ceket tercih edildi. Her iki kıyafet de kırmızı, beyaz ve mavi örgü bere ile eldivenler, deri kemer ve kırmızı bağcıklı kahverengi süet Alp botlarıyla tamamlanıyor. Koleksiyondaki tüm parçalar ABD’de üretildi. Ralph Lauren Kurumsal Marka Direktörü David Lauren, “Milano gibi dünyanın en büyük moda başkentlerinden birinin ev sahipliğinde, şehrin yaratıcı ruhunu onurlandırırken Ralph Lauren’ı tanımlayan zamansız stile sadık kalmayı hedefledik.” ifadelerini kullandı. 2018 olimpiyat altın madalyalı snowboardcu Red Gerard ise “Açılış seremonisi kıyafetini çok beğendim. Team USA olduğumuzu belli ediyorlar ama aynı zamanda sokakta da rahatlıkla giyebileceğiniz kıyafetler.” diyerek koleksiyonun günlük kullanılabilirliğini vurguladı.
| Ülke | Marka | Tasarım Özelliği | Baskın Renkler |
|---|---|---|---|
| İtalya | Emporio Armani EA7 | Beyaz zarafet, rafine kesimler, Giorgio Armani mirası | Beyaz |
| Kanada | Lululemon | Akçaağaç yaprağı, topografik harita motifleri, akıllı katmanlama | Kırmızı, beyaz |
| ABD | Ralph Lauren | Alp stili yün palto, bayrak işlemeli kazak, retro kayak kiti | Kırmızı, beyaz, mavi |
Olimpiyat Üniformalarında Kültürel Kimlik İzleri
Takım kıyafetleri yalnızca sporcuların sahne kostümü değil, aynı zamanda ulusların kültürel DNA’sını dünyaya taşıyan bir vitrin niteliği taşıyor.

Moğolistan: Goyol Cashmere ile Bozkırdan Milano’ya Uzanan Miras
2026 Kış Olimpiyatları’nın moda alanında belki de en çok konuşulan takımı Moğolistan oldu. 2024 Paris Olimpiyatları’nda açılış seremonisi kıyafetleriyle dünya çapında viral olan Moğolistan, Milano’da da bu başarısını sürdürdü. Ulan Batur merkezli Goyol Cashmere tarafından tasarlanan koleksiyon, 13. ve 15. yüzyıllar arasında hüküm süren Büyük Moğol İmparatorluğu dönemine ait kıyafetlerden ilham alıyor. Koleksiyonun merkezinde, yüzyıllardır göçebe halkların Orta Asya’nın sert kışlarına karşı dayanma aracı olan otantik Moğol kaşmiri yer alıyor. “Sonsuz Mavi Gökyüzünün Ülkesi” olarak bilinen Moğolistan’ın sporcuları, mavi kaşmir “deel” (geleneksel uzun kuşaklı cübbe) ile sahneye çıktı. İpek süslemeler ve geleneksel boynuz motifleriyle işlenen bu seremonyal kıyafetler, göçebe yaşamın ruhunu modern bir silüetle buluşturuyor. Gündelik kullanıma yönelik parçalar ise Alp kayak kazağı tarzından ilham alırken, Moğol çadırı (ger) ve göçebe yaşam motiflerini taşıyor. Goyol Cashmere, “Geleneksel kıyafetleri modern tasarımla basitçe harmanlama yerine, kadim Moğol giyim kültürünü, büyük tarihimiz ve kültürel mirasımızın ayrılmaz bir parçasını, çağdaş dünyaya yeniden tanıtmayı amaçlıyoruz.” açıklamasını yaptı. Moğolistan’ı Milano Cortina’da üç sporcu temsil ediyor: Alp kayakçısı Ariunbat Altanzul ile kros kayakçıları Achbadrakh Batmunkh ve Ariuntungalag Enkhbayar. Küçük ama güçlü bir delegasyon olarak nitelendirilen Moğolistan takımı, henüz Kış Olimpiyatları’nda madalya kazanamasa da moda arenasında tartışmasız altın madalyanın en güçlü adayı.
Fransa: Le Coq Sportif’ten İnce Bir Renk Dengesi
Fransız ekibi, alışıldık kırmızı-beyaz-mavi üçlüsünün ötesine geçerek krem tonları ve yumuşak kırmızı nüansları kapsayan sofistike bir renk paleti benimsedi. Tasarımcı Stéphane Ashpool ile Le Coq Sportif’in iş birliğiyle hazırlanan koleksiyonda, topografik haritayı andıran soyut desenler dağ silüetlerini yansıtırken, maviden pembeye ve beyaza geçiş yapan yumuşak gradyanlar kullanıldı. Kumaşın dokulu yüzeyi, tuval üzerine boya izlenimini taşıyor. Bu yaklaşım, Fransız şıklığının sporla buluştuğu zarif bir tablo çizdi.
İngiltere: Ben Sherman ile Britanya Beyefendi Estetiği
Ben Sherman, Alp ikliminin sert koşullarına dayanıklı ancak klasik İngiliz ruhunu kaybetmeyen tasarımlarla art arda dördüncü olimpiyatlarda İngiltere takımını giydiriyor. 1960’lardan ilham alan fermuarlı kazaklar, desenli paltolar ve “Great Britain” yazılı büyük boy atkılarla sporculara özgün bir duruş kazandırdı. Beş olimpiyat madalyalı yüzücü Tom Daley’in el örgüsü atkı ve bereleri de koleksiyonda kendine yer buldu. Performans kıyafetleri ise Adidas tarafından tasarlandı; lacivert ana renk üzerine pembe aksanlar, tasarıma esprili ve sürpriz bir dokunuş kattı.
Teknik Performans ve Fonksiyonel Tasarım Anlayışı
Takım kıyafetleri görsel çekiciliğin çok ötesinde, kış sporlarının zorlu doğa koşullarına uygun üst düzey fonksiyonellik barındırıyor. Güney Kore’nin The North Face ile gerçekleştirdiği iş birliğinde kırmızı ve mavi tonların yanı sıra Kore dağ silüetlerinden esinlenen çizgisel motifler, hem estetik hem de performans odaklı bir doku oluşturuyor.
Brezilya’nın Moncler ile hazırladığı koleksiyon ise uzun bir aranın ardından tekrar moda sahnesinde boy gösteriyor. Brezilya bayrağından ilham alan yıldız desenleri, teknik performans ile görsel estetiği aynı potada eriten bir yaklaşımı yansıtıyor.
Moda Endüstrisi ve Olimpiyatlar: Yeni Bir İş Birliği Çağı
Milano Cortina 2026, moda sektörü ile spor dünyası arasındaki sinerjiyi benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıdı. Tasarımlar yalnızca sportif başarıyı desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda hem markaların hem de ülkelerin uluslararası algısını şekillendirme misyonu üstleniyor. Bu dinamik, spor ekonomisi ile moda endüstrisi arasında yepyeni iş birliklerinin zeminini hazırlıyor.
Goyol Cashmere CEO’su Ariunaa Byambakhuu, “Koleksiyonlarımızdaki Moğol kaşmirinin üstün kalitesi, 2026 Kış Olimpiyatları’ndaki yarışın zarafetine kayda değer bir katkı sundu.” diyerek yenilikçi anlayış ile kültürel birikimin buluşmasının altını çizdi.
Sıkça Sorulan Sorular
Milano Cortina 2026’da hangi global markalar yer aldı?
Organizasyonda Emporio Armani EA7, Ralph Lauren, Lululemon, Le Coq Sportif, The North Face, Moncler, Ben Sherman, Adidas, Goyol Cashmere ve Salomon gibi dünya çapında tanınan markalar, farklı ülkelerin takım kıyafetlerini tasarladı.
Ülkeler üniformalarını hangi konseptlere göre hazırladı?
Her ülke kendi kültürel geçmişinden, doğal zenginliklerinden ve tarihsel sembollerinden yola çıktı. ABD klasik Alp stilini Amerikan ruhuyla harmanlayarak zamansız bir şıklık hedeflerken, Kanada akçaağaç yaprağı ve topografik haritalardan, Moğolistan ise 13.-15. yüzyıl Büyük Moğol İmparatorluğu döneminin geleneksel “deel” kıyafetleri ve kaşmir dokuma sanatından ilham aldı.
Tasarımların teknik altyapısı nasıl?
Üniformalar kış sporlarının ağır şartları gözetilerek üretildi. Performans artırıcı kumaş teknolojileri, koruyucu katmanlar ve hareket kabiliyetini artıran ergonomik kesimler ön planda tutuldu. Örneğin Kanada’nın Lululemon koleksiyonu dört yönlü esneme kapasitesine sahipken, ABD’nin Ralph Lauren üniformalarının tamamı yünden üretildi ve tüm parçalar ABD’de imal edildi.
Bu moda yarışının olimpiyatlara katkısı nedir?
Tasarım rekabeti, ülkelerin sportif başarılarının yanı sıra kültürel kimliklerini de küresel ölçekte sergilemelerine imkan tanıyor ve uluslararası imaj yönetimi açısından stratejik bir değer kazanıyor.
Türkiye bu organizasyonda nasıl konumlanıyor?
Türkiye 2026 Kış Olimpiyatları’nın ev sahibi olmasa da, Milano deneyiminin sunduğu spor-kültür-moda entegrasyonu modeli, gelecekteki projeler için yakından takip ediliyor.
Sonuç
Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyatları, sadece madalya yarışlarının değil, moda ile kültürel kimliğin de sahne aldığı kapsamlı bir platforma dönüştü. Ülkelerin özgün değerlerini yansıtan takım üniformaları, uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandırdı ve spor ile modanın kesiştiği alanda yeni akımların doğmasına öncülük etti. Bu organizasyon, gelecekteki spor etkinliklerinde sektörler arası iş birliklerinin ve kültürel tasarımın giderek artan öneminin güçlü bir habercisi niteliğinde.

