Futbol dünyasının dört yıllık beklentisi nihayet sona eriyor. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ortaklaşa düzenlediği 2026 Dünya Kupası, tarihinin en büyük formatıyla futbolseverlerin karşısına çıkacak. 48 takımın boy göstereceği, toplam 104 müsabakaya sahne olacak bu dev organizasyonun fitilini ateşleyecek grup ise A Grubu olacak. 11 Haziran 2026 tarihinde mitolojik bir kimlik kazanmış Estadio Azteca’da çalacak ilk düdükle hem Dünya Kupası hem de A Grubu serüveni resmen başlamış olacak. Bu yazımızda, 2026 Dünya Kupası grupları içerisinde özel bir yere sahip olan A Grubu’nu detaylarıyla ele alacağız.
A Grubu’nda Bizi Bekleyen Sürprizler ve Beklentiler
2026 Dünya Kupası A Grubu, ev sahibi sıfatıyla Meksika’nın yanı sıra Güney Afrika, Güney Kore ve Çekya’dan oluşuyor. Dört farklı kıtadan dört temsilciyi aynı potada eriten bu kompozisyon, turnuvanın kültürel açıdan en renkli grubu olma özelliği taşıyor. Kuzey Amerika’nın futbol coşkusunu sahaya yansıtan Meksika, Asya kıtasının en istikrarlı ekiplerinden Güney Kore, Afrika’nın saygın temsilcisi Güney Afrika ve Avrupa’nın yetenekli futbolcularıyla göz dolduran Çekya, bu grupta çetin bir mücadeleye imza atmaya hazırlanıyor.
Grubun en çarpıcı detaylarından biri de açılış müsabakasının 16 yıl önce de aynı iki ekip arasında oynanmış olması. 2010 Güney Afrika Dünya Kupası’nda Meksika ile Güney Afrika 1-1 berabere kalmış ve organizasyona bu skorla başlamıştı. Tarihin tekerrür ettiği bu senaryoda iki takım, bu defa Estadio Azteca’da kozlarını paylaşacak ve 2026 Dünya Kupası heyecanını futbol tutkunlarının kalbine taşıyacak. Açılış maçının atmosferi, organizasyon süresince ekranlara kilitlenecek olan taraftarlar için büyük bir merak konusu oluşturuyor.
A Grubu’nun bir başka ilgi çekici tarafı, takımlar arasındaki güç dengesinin görece dengeli olması. Meksika kâğıt üstünde grubun açık ara favorisi konumunda yer alsa da Güney Kore’nin Avrupa kulüplerinde top koşturan yıldız isimleri, Çekya’nın disiplinli oyun mantığı ve Güney Afrika’nın hızlı kontra atak gücü, beklenmedik sonuçların ortaya çıkma olasılığını yükseltiyor. Yeni format gereği grubu ilk iki sırada bitiren takımlar son 32 turuna doğrudan yükselecek, üçüncü sırayı tamamlayan takımlardan en iyi sekizi de bir üst tura çıkma şansı yakalayacak.
Grubun Favorileri Üzerine Genel Bir Bakış
2026 Dünya Kupası A Grubu söz konusu olduğunda kâğıt üstündeki en güçlü aday hiç şüphesiz Meksika. Ev sahibi avantajı, Estadio Azteca’nın 2200 metre rakım faktörü, taraftar desteği ve son dönemdeki başarılı sonuçlar El Tri’yi grubun bir numarası olarak öne çıkarıyor. Teknik direktör Javier Aguirre yönetiminde Meksika, 2025 yılında art arda iki büyük kupa kaldırdı: Mart 2025’te CONCACAF Uluslar Ligi şampiyonluğu ve Temmuz 2025’te Altın Kupa zaferi. Bu çifte başarı, kadronun motivasyonunu zirveye taşıdı. Mart 2026’da yenilenen Estadio Azteca’da Portekiz ile 0-0 ve Belçika ile 1-1 berabere kalan Meksika, dünyanın güçlü ekiplerine karşı da rekabet edebileceğini ortaya koydu.
Grubun ikinci favorisi konumunda Güney Kore dikkat çekiyor. Hong Myung-bo idaresindeki Asya temsilcisi, Asya elemelerinde tek bir mağlubiyet bile görmeden biletini kesinleştirdi. Avrupa’nın elit kulüplerinde forma giyen Son Heung-min, Lee Kang-in ve Kim Min-jae üçlüsü, takımın belkemiğini oluşturuyor. 2002 Dünya Kupası’nda yarı final oynayan ve Asya’dan bu başarıyı sergileyen tek takım sıfatıyla tarihe geçen Güney Kore, üst üste 11. dünya kupasında sahne alacak. İstatistikler değerlendirildiğinde Tayguk Savaşçıları, Meksika’nın hemen ardından grubun en güçlü ekibi profilini çiziyor.
Çekya ve Güney Afrika ise iki tanınmış ismin gölgesinde kalmasına karşın sürpriz yapma potansiyeli taşıyan ekipler. 20 yıl aranın ardından dünya kupasına dönüş yapan Çekya, Patrik Schick ve Tomas Soucek gibi Avrupa’nın beşli liglerinde tecrübe edinmiş futbolcularıyla iddialı bir rakip olabilir. Güney Afrika ise 16 yıl sonra ilk defa dünya kupasında boy gösterecek olmanın motivasyonuyla sahaya çıkacak. Hugo Broos yönetimindeki Bafana Bafana, hızlı kontra atak yeteneği ve sağlam savunma anlayışıyla rakiplerini terletebilecek karakterde bir kadro.
Üst Tur Senaryoları ve Sayısal Veriler Üzerinden Bir Değerlendirme Yapalım
2026 Dünya Kupası puan tabloları ve istatistiksel veriler incelendiğinde, A Grubu’nda en yüksek üst tur ihtimali Meksika’da. CONCACAF Uluslar Ligi sürecinde sahaya çıkan Raul Jimenez, dört müsabakada dört gol kaydederek turnuvanın en değerli oyuncusu seçildi. Meksika’nın 2025 yılı genelinde bulduğu 22 golün dokuzu Jimenez’e ait. El Tri ayrıca Estadio Azteca’da oynanan son resmi karşılaşmalarda yenilmezlik serisini sürdürüyor. Stadın yüksek rakımı, deniz seviyesinde idman yapan rakip futbolcuları kondisyon olarak fazlasıyla zorluyor ve bu durum sayısal olarak Meksika’ya ciddi bir avantaj kazandırıyor.
Güney Kore’nin üst tur şansı da hayli yüksek. Hong Myung-bo idaresinde 2026 elemelerinde altı galibiyet ve dört beraberlikle yenilgisiz performans gösteren Tayguk Savaşçıları, Asya’nın ortak ikinci en gol atan takımı oldu. Kaptan Son Heung-min, eleme dönemi boyunca 10 gol atarak konfederasyonun ortak ikinci gol kralı oldu. Kuveyt karşısında elde edilen 4-0’lık galibiyet, Asya elemelerinin son perdesini kapattı. Güney Kore, son iki dünya kupasından birinde son 16 turuna yükselmiş istikrarlı bir kadro görüntüsü sergiliyor.
Çekya ise dramatik bir hikâye sonucu bilet bulmayı başardı. UEFA elemelerinde Hırvatistan’ın ardından grubunu ikinci tamamlayan Çekya, play-off’larda art arda iki penaltı atışları sınavından galip çıktı. 26 Mart 2026’da İrlanda’yı 2-2’lik beraberliğin ardından penaltılarda 4-3 mağlup eden Çekya, 31 Mart 2026’da da Danimarka karşısında benzer bir tablo yaşadı. Hücumda Patrik Schick, eleme periyodunda dört gol kaydederek takımının en skorer ismi olarak öne çıktı. Üst tura çıkma ihtimali Çekya açısından orta seviyede gözükse de grup içi dengelerde elde edilecek galibiyetlerle bu hedef rahatlıkla yakalanabilir.
Güney Afrika’nın bir üst tura yükselme ihtimali diğerlerine kıyasla daha düşük gözükse de istatistikler asla göz ardı edilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor. Afrika elemelerinde 18 puan toplayan Bafana Bafana, sadece beş gol yiyerek konfederasyonun en az gol yiyen takımları arasında yer aldı. Hugo Broos’un disiplinli savunma sistemi, kadronun en büyük kozu konumunda. 14 Ekim 2025’te Ruanda karşısında alınan 3-0’lık galibiyet, Bafana Bafana’yı C Grubu liderliğine taşıdı ve direkt biletini kazandırdı. Avrupa kulüplerinde forma giyen oyuncu sayısının azlığı bir dezavantaj olarak görünse de takım ruhu ve disiplini sürpriz neticeler doğurabilir.
Meksika Milli Takımı ve Parlayan Yıldızları
Meksika, dünya kupasına 18. defa katılma başarısını gösteren kadim bir futbol milleti. 1970 ve 1986 yıllarında olmak üzere iki kez ev sahipliği görevini üstlenen Meksika, 2026 ile beraber üç defa dünya kupasına ev sahipliği yapan ilk ülke unvanına kavuştu. El Tri’nin tarihteki en büyük başarısı, 1970 ve 1986’da yakaladığı çeyrek final aşaması olarak biliniyor. 2022 Katar Dünya Kupası’nda grup safhasında veda eden takım, bu sefer o kötü hatırayı silmenin peşinde.
Meksika kadrosunun yıldızlarının başında 34 yaşındaki Raul Jimenez geliyor. Fulham forması altında Premier Lig deneyimi yaşamış olan tecrübeli santrafor, Aguirre döneminde takımının en skorer adı haline geldi. 2025 yılı içerisinde milli takımıyla dokuz gol bulan Jimenez, hem Uluslar Ligi yarı finalinde hem de finalinde ikişer kez fileleri havalandırdı, ayrıca Altın Kupa yarı finalinde galibiyet golünü atarak Amerika Birleşik Devletleri karşısındaki finalde de gol atan isimler arasında yer aldı. Bu rakamlar Jimenez’i grubun en tehlikeli forvetlerinden biri yapıyor.
Genç yıldız Santiago Gimenez ise hücumun ikinci ayağı pozisyonunda. AC Milan’da forma giyen 24 yaşındaki golcü, Aguirre’nin iki forvetli sisteminde Jimenez ile uyumlu bir ikili oluşturuyor. 2025 yılı başında Feyenoord’dan Milan’a 38 milyon dolarlık transfer ücretiyle geçen Gimenez, sezonu sakatlık nedeniyle zor geçirse de turnuva öncesinde formuna kavuşma yolunda ilerliyor. Orta sahanın patronu Edson Alvarez, savunmaya da katkı verebilen kaptan vasfıyla takımının en istikrarlı isimlerinden. Defansta Genoa’nın yıldızı Johan Vasquez ile Cesar Montes ikilisi tecrübe biriktirmeye devam ediyor. Kalede yaşanan tartışma ise efsane Guillermo Ochoa ile Club America’nın yeni numarası Luis Malagon arasında geçiyor. Ochoa, kadroya alınması durumunda altı dünya kupasında forma giyen ilk futbolcu rekoruna ulaşacak.
Güney Kore ve Asya’nın Yıldızları Sahnede
Güney Kore, üst üste 11. dünya kupasına çıkarak konfederasyonunun en istikrarlı temsilcisi olduğunu kanıtladı. 1986’dan günümüze kadar her dünya kupasında sahne alan Tayguk Savaşçıları, en büyük zaferini 2002 Japonya ve Güney Kore’de oynanan dünya kupasında elde etti. Kendi sahasında oynanan turnuvada İtalya ve İspanya gibi devleri eleyen Güney Kore, yarı finale yükselerek tarihte böyle bir başarıyı yakalayan ilk ve tek Asya takımı oldu. Bugünkü teknik adam Hong Myung-bo, o efsane kadronun savunmasının kilit ismiydi.
Takımın yıldız oyuncusu kuşkusuz Son Heung-min. Tottenham’dan ayrılıp Major League Soccer’a transfer olan ve LAFC formasını giyen 33 yaşındaki kaptan, ülkesinin tarihindeki en başarılı futbolcusu olarak değerlendiriliyor. Kariyerinde Tottenham forması altında 454 maçta 173 gol ve 101 asist üreten Son, milli takım tarihinde en çok forma giyen isim konumunda yer alıyor. 2021 ve 2022 sezonunda Premier Lig gol kralı tacını giyen Son, eleme periyodunda 10 gol bularak Asya’nın gol kralları sıralamasında ortak ikinciliği paylaştı. 141 milli maça çıkan Son, dördüncü ve büyük olasılıkla son dünya kupasını oynayacak.
Paris Saint-Germain’in yaratıcı orta saha oyuncusu Lee Kang-in, 24 yaşında olmasına rağmen ülkesinde forma giyen en parlak yetenek olarak görülüyor. Top sürme becerisi, geniş açılı pasları ve frikik vuruşlarındaki kalitesiyle Güney Kore’nin oyun kuruculuk görevini üstleniyor. Bayern Münih’in Serie A şampiyonluğu yaşamış stoperi Kim Min-jae ise savunmanın kalbinde başroldeki isim. 75 milli maç tecrübesine sahip Kim, 2022 Dünya Kupası’ndaki performansının ardından Avrupa’nın elit savunmacıları arasına adını yazdırdı. Wolverhampton’da forma giyen Hwang Hee-chan ise hız ve gol katkısıyla hücum hattının dinamik bir parçası. Bu dörtlü sahada olduğunda Güney Kore, A Grubu’nda her takıma karşı kazanma kapasitesine sahip bir yapıya bürünüyor.
Çekya’nın 20 Yıllık Özlemine Son Veren Hikayesi
Çekya, 2006 Almanya Dünya Kupası’ndan beri ilk defa bu büyük organizasyonda yer bulacak. Tarihteki Çekoslovakya döneminde 1934 ve 1962’de finale yükselen ülke, ayrılığın akabinde Çek Cumhuriyeti adıyla dünya kupasında yer almakta zorluk çekti. 75 yaşındaki teknik direktör Miroslav Koubek’in göreve gelmesiyle birlikte Çekya, dramatik bir play-off serisinin ardından kıtaya bilet alarak büyük bir başarıya imza attı.
Eleme dönemi grup safhasında Hırvatistan’ın peşinden ikinci sırayı elde eden Çekya, play-off yarı finalinde İrlanda’yı 2-2’lik beraberliğin sonrasında penaltılarda 4-3 mağlup etmeyi başardı. 31 Mart 2026’da düzenlenen finalde Danimarka karşısında benzer bir penaltı senaryosu yaşandı ve Çekya’nın oyuncuları soğukkanlılıklarını koruyarak ülkelerine 20 yıl sonra dünya kupası coşkusunu yaşattı.
Çekya’nın hücum hattındaki yıldızı Bayer Leverkusen’in golcüsü Patrik Schick. 30 yaşındaki forvet, 2024-25 sezonunda Bundesliga şampiyonluğu yaşamış ve Avrupa kupalarında da kendini göstermişti. Eleme periyodunda dört gol kaydeden Schick, milli takım kariyerinde 50 maçta 24 gole imza atmış bir santrafor. UEFA EURO 2020’de İskoçya kalecisini orta sahanın hemen önünden gönderdiği lobla tüm dünyaya unutulmaz bir gol hediye eden Schick, fizik gücü, hava topu hâkimiyeti ve teknik kalitesiyle takımının en büyük hücum silahı konumunda.
Orta sahada West Ham United’ın uzun süredir kaptanı olan Tomas Soucek, takımın liderlik vasfını sırtlanıyor. West Ham forması altında 2019’dan beri 270’in üstünde maça çıkan Soucek, 2025 yılında Çekya Yılın Futbolcusu adayları arasında yer aldı. Penaltı atışlarındaki soğukkanlılığı, fizik gücü ve ceza sahasına yaptığı geç akınlarıyla orta sahanın motoru rolünü sürdürüyor. Wolverhampton Wanderers’ın stoperi Ladislav Krejci, savunmada disiplin ve liderlik nitelikleriyle takımına katkı sunuyor. Lyon’un yeni transferi Pavel Sulc ise milli takımın yaratıcılığını omuzlayan genç yetenekler arasında.
Güney Afrika ve Bafana Bafana’nın Geri Dönüş Öyküsü
Güney Afrika, 16 yıllık özlemin ardından dünya kupasına yeniden merhaba diyor. Kıtanın en köklü futbol kültürlerinden birini barındıran Bafana Bafana, ülkesinde efsane sıfatıyla anılan ve 2010 Dünya Kupası’na ev sahipliği yapan kadronun mirasçısı pozisyonunda. 1998 Fransa, 2002 Japonya ve Güney Kore ile 2010 Güney Afrika dünya kupalarında sahne alan milli takım, üç organizasyondan da grup safhasında elenerek ayrılmak zorunda kalmıştı. Şimdi yeni nesil futbolcularla birlikte kaderin yönünü çevirmek isteniyor.
Tecrübeli teknik direktör Hugo Broos, dört yıllık emeğin sonucunda Güney Afrika’yı tekrar büyük sahnelere taşımayı başardı. Afrika elemelerinin C Grubu’nda Lesotho karşısındaki müsabakada cezalı oyuncu sahaya sürme nedeniyle üç puanı silinen Bafana Bafana, son maçta Ruanda’yı 3-0 mağlup ederek grubu lider olarak tamamladı ve doğrudan dünya kupasına gitme bileti elde etti. Eleme süresince oynadığı 10 maçta yalnızca beş gol yiyen ekip, savunmadaki disiplini istatistiklere yansıttı.
Hücum hattının yıldızı Burnley’de top koşturan 25 yaşındaki Lyle Foster. Premier Lig deneyimi taşıyan tek Bafana Bafana golcüsü olan Foster, milli takımda 24 müsabakada 10 gol kaydetti. Polokwane City’nin parlayan ismi Oswin Appollis, eleme periyodunda dört gol atarak takımın en skorer adı oldu, Benin maçında attığı ikili büyük takdir topladı. Mısır’da Al Ahly forması giyen Percy Tau ise 50 milli maç tecrübesi ve 15 golüyle takımın en kıdemli isimlerinden. Orta saha kilidi Teboho Mokoena, takım kaptanı olarak Mamelodi Sundowns’un oyun kurucusu pozisyonunda görev yapıyor.
Kalede deneyimli isim Ronwen Williams, geçen yıllarda Afrika Uluslar Kupası’nda sergilediği performansla Afrika Yılın Kalecisi adayları arasında bulunmuştu. Defansın orta saha futbolcuları Siyabonga Ngezana ve Mbekezeli Mbokazi ikilisi takımın savunma kalkanını oluşturuyor. Orlando Pirates’in genç yıldızı Relebohile Mofokeng ise sol kanat bölgesinde yarattığı tehditlerle takımına ivme kazandırıyor.
A Grubu Müsabakaları Hangi Gün, Saat Kaçta ve Nerede Oynanacak?
2026 Dünya Kupası ne zaman sorusunun yanıtı 11 Haziran 2026 olarak kesinleşti. A Grubu’nun fikstürü turnuvanın açılışını ve perde kapanışını da kapsayacak şekilde tasarlandı. Türkiye saatiyle maç saatleri, futbolseverlerin Dünya Kupası maçları için ekran başına geçeceği zaman dilimlerini biçimlendirecek.
A Grubu açılış maçında Meksika ile Güney Afrika 11 Haziran 2026 Perşembe günü Mexico City’deki efsanevi Estadio Azteca’da kozlarını paylaşacak. Yerel saatle 15.00’te başlayacak müsabaka, Türkiye saatiyle 23.00’te futbolseverlerin ekranlarında olacak. Aynı günün ikinci karşılaşmasında Güney Kore ile Çekya, Guadalajara’daki Estadio Akron’da yerel saatle 21.00’de mücadele verecek. Bu maçın Türkiye’deki yayın saati ise 12 Haziran sabahı 05.00 olacak.
İkinci hafta müsabakaları 18 Haziran 2026 Perşembe günü oynanacak. Çekya ile Güney Afrika, Atlanta’daki Mercedes-Benz Stadium’da yerel saatle 12.00’de karşı karşıya gelecek. Türkiye saatiyle 19.00’a denk gelen bu mücadelenin akabinde gece saatlerinde Meksika ile Güney Kore karşılaşacak. Guadalajara’daki Estadio Akron’da yerel saatle 21.00’de oynanacak müsabaka, Türkiye saatiyle 19 Haziran 05.00’te ekrana yansıyacak.
A Grubu’nun son hafta maçları 24 Haziran 2026 Çarşamba günü oynanacak. Çekya ile Meksika, yine Estadio Azteca’da yerel saatle 21.00’de mücadele verecek; Türkiye saati 25 Haziran 05.00 olacak. Aynı saatlerde Güney Afrika ile Güney Kore, Monterrey’deki Estadio BBVA’da kıyasıya bir mücadeleye sahne olacak. Türkiye saatiyle yine sabaha karşı 06.00’da oynanacak bu maç, üst tur ihtimallerinin netleşeceği önemli bir karşılaşma niteliği taşıyor.
Takımların 2026 Dünya Kupası Eleme Yolculuğu Nasıl Geçti
2026 Dünya Kupası için takımların eleme süreçleri birbirinden farklı senaryolar barındırıyor. Meksika ev sahibi statüsü gereği doğrudan kıtaya bilet aldı ve eleme oynamak zorunda kalmadı. Bu durum ev sahibi takımlar açısından bir avantaj olduğu kadar maç ritmini muhafaza etme bakımından bir dezavantaj olarak da yorumlandı. Aguirre yönetimindeki El Tri, bu eksikliği kapatmak amacıyla 2025 yılında CONCACAF Uluslar Ligi ve Altın Kupa şampiyonluklarını kazandı, böylece resmi turnuva karşılaşmalarındaki ritmini korumayı başardı.
Güney Kore, Asya elemelerinin en başarılı ekibi oldu. AFC ikinci ve üçüncü turlarında lider olarak tamamlayan Hong Myung-bo’nun ekibi, kıtanın tek yenilgisiz takımı sıfatıyla dünya kupası biletini cebine attı. Altı galibiyet ve dört beraberlikten oluşan eleme bilançosu, takımın ne denli istikrarlı olduğunu kanıtlıyor. Önce Jurgen Klinsmann ile başlayan eleme süreci, sonrasında Hong Myung-bo’nun göreve gelmesiyle çok daha akıcı bir hâl aldı. 2025 Haziran’ında Kuveyt karşısında alınan 4-0’lık galibiyet, eleme periyodunun son maçı oldu.
Çekya’nın eleme yolculuğu adeta bir film senaryosunu andırıyordu. UEFA L Grubu’nda Hırvatistan’ın peşinden ikinciliği elde eden Çek Cumhuriyeti, play-off rotasına dahil oldu. 26 Mart 2026’da Prag’daki Fortuna Arena’da İrlanda ile 90 dakika sonunda 2-2 berabere kalan Çekya, penaltılarda 4-3 üstünlük elde etti. Beş gün sonra 31 Mart’ta finalde Danimarka’nın karşısına çıkan ekip, yine penaltı atışlarına gitti ve yine kazandı. Patrik Schick’in eleme grubunda kaydettiği dört gol, takımın kıtaya çıkmasında belirleyici unsur oldu. Bu dramatik tablonun mimarı, görev süresi başında play-off oynanan teknik direktör Miroslav Koubek olarak tarihe geçti.
Güney Afrika, Afrika elemelerinin C Grubu’nda Nijerya gibi köklü bir rakibi geride bırakmayı başardı. Lesotho karşısında cezalı oyuncu sahaya sürme cezası nedeniyle 3-0 hükmen mağlup sayılmasına rağmen kendine gelen Bafana Bafana, Benin karşısında elde ettiği 2-0’lık önemli galibiyetin sonrasında son haftada Ruanda’yı 3-0 mağlup ederek grubu lider tamamladı. 18 puanlı kapanış performansı, Afrika kıtasının en zorlu eleme süreçlerinden birinin altın madalyası niteliğindeydi. Hugo Broos’un dört yıl içinde inşa ettiği sistem, sonunda meyvesini verdi.
Dünya Kupası Maçları TRT Ekranlarında Şifresiz Yayınlanacak
Türkiye’deki tüm futbolseverler için sevindirici haber turnuva öncesinde geldi. 2026 Dünya Kupası maçlarının Türkiye’deki resmi yayıncısı Türkiye Radyo Televizyon Kurumu olarak duyuruldu. Turnuvadaki tüm karşılaşmalar TRT1 ve TRT Spor ekranlarından şifresiz biçimde yayınlanacak. Açılış müsabakasından final mücadelesine kadar bütün karşılaşmalar Dünya Kupası canlı yayın seçeneğiyle takip edilebilecek, hiçbir kullanıcının ek bir abonelik bedeli ödemesine gerek kalmayacak. A Grubu’nda yer alan Meksika, Güney Kore, Güney Afrika ve Çekya maçlarının da kanal düzenlemesi içerisinde bulunacağı, bilhassa açılış maçı niteliği taşıyan Meksika ile Güney Afrika karşılaşmasının canlı olarak TRT 1 ekranlarından yayınlanacağı açıklandı. Bunun yanında TRT’nin dijital yayın platformu Tabii üzerinden de tüm karşılaşmalara erişim olanağı sunulacak. Saat farkı sebebiyle gece yarısı veya sabaha karşı oynanacak müsabakalar için TRT, Dünya Kupası canlı maç yayınları kapsamında özel bir yayın akışı hazırladı. Böylece Türkiye’deki tüm futbol tutkunları, Dünya Kupası heyecanını istediği saatte ve hiçbir ek ücret ödemeden yaşama imkânı bulacak.

